Piyasa Haberleri

2009'da Türkiye'de emlak satışları düşecek.

27.01.2009

Emre Çamlıbel (Soyak Holding - Ceo Vekili)
 Emre Camlibel"2008 yılında başlayan global kriz, Türkiye'de de konut kredi faiz oranlarında artışlar, yavaşlayan ekonomi nedeniyle satın almalarda tereddüt ve durgunluk yarattı. 2008 yılının ilk 9 aylık döneminde 2007 yılının aynı dönemine göre %1,1 oranında sektörde daralma yaşandı. Bu dönemi öngörülü ve tedbirli karşılayan konut geliştirici ve üretici firmalar çeşitli kampanyalar düzenleyerek, önemli alım fırsatları oluşturmuştur.
Soyak Yapı olarak 2008 yılı Ekim ayında İzmir Karşıyaka'da 2.250 konutluk Soyak Siesta projesiyle , "az katlı bina" konsepti ile ergonomik tasarımlı ve her beğeniye hitap edecek tarzdaki daireleri cazip ödeme seçenekleri ve uygun kredi avantajları ile satışa sunduk. Fonksiyonel ve modern yaşam öğelerini bir arada taşıyan bu projemiz oldukça ilgi gördü. İlk ayda 150 daire satışı oldu."

"GYODER'in araştırma raporuna göre, Türkiye'de her yıl 600.000 civarında yeni konuta ihtiyaç oluyor ve bu ihtiyaç önümüzdeki 15 yıl boyunca her yıl gerçekleşecek. İhtiyaç sahibi ailelerin sadece %20'sinin konut satın alabilecek maddi yeterliliğe sahip olması, farklı sübvansiyon metodlarının uygulanmasını gerekli kılıyor. Bu noktada, konut talebinin karşılanabilmesi için kamunun olduğu kadar, özel sektör firmalarının da rol alması gerektiğinin önemi ortaya çıkıyor. Özel sektör firmalarına, üretim desteği kapsamında bazı teşviklerin sağlanması ile orta ve alt gelirlilere yönelik, uygun fiyatlı konut projeleri üretmeleri mümkün olacaktır.

Sağlanabilecek teşvikler arasında ise; arsa payından ve inşaat/malzeme işçiliğinden alınan KDV oranının düşürülmesi, ruhsat, iskan gibi harçlarda bir takım indirimlere gidilmesi, bu tip projelerin satış sözleşmesinden damga vergisi alınmaması gibi maddeleri sayabiliriz. Bunun gibi desteklerin sağlanması ile projenin satış fiyatı düşecektir. Diğer taraftan, kamu ile yapılabilecek farklı ortaklıklar ve iş yapım modelleri de, özel sektör firmalarının orta ve alt gelir düzeyindeki tüketicilere yönelik, uygun fiyatlı konut projelerinin hayata geçirilmesine ve dolayısıyla konut açığının hızla giderilmesine zemin hazırlayacaktır. Örneğin, arsanın ve altyapının kamu tarafından tedariği gibi. Bu sayede, özel sektör firmalarının uygun fiyatlı konut projeleri üretmeleri mümkün olacak ve konut açığının giderilmesinde hız kazanılacaktır. Bu kapsamda oluşturulacak bir "konut politikası"na ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz.

Geniş kapsamlı bir konut politikası ile Türkiye'de konut sektörünün içinde bulunduğu durgunluk hafifleyecektir. Ayrıca bankaların konut edindirmeye yönelik vereceği kredilerdeki hareketlilik de sektördeki alımları doğrudan etkileyecektir.

Konut ediniminin kolaylaştığı bir ortamda da konut piyasasının büyümesi ivme kazanacaktır. İnşaat sektörü bünyesinde; çimento, cam sanayi, hazır beton gibi yaklaşık 254 alt sektörü barındırmaktadır. Ekonomimizin lokomotif sektörleri arasında olan konut sektörünün alt sektörlerle beraber Türkiye ekonomisine katkısı, %30 oranındadır. Bu durum göz önüne alındığında, sektörün büyümesinin, istihdamı arttıracağı da bir gerçektir. Ayrıca, orta ve alt gelir grubuna ait tüketicilerin yasal konut alımı gerçekleştirmesinin kolaylaştığı bir ortamda, yasadışı yapılaşmanın da önüne geçilecek ve ülkemizde şehir planlama adına büyük yol kat edilecektir.
2009 yılında inşaat sektöründeki büyüme, siyasi istikrar ve kamu alt yapı yatırımlarının durumuna bağlı olacaktır. 2008 yılının ilk 6 ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yapı ruhsatı verilen bina sayısında %13,6; yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısında ise, %7,4 oranında düşüş olmuştur. Yani 2008 itibari ile 2009'da yeni ev satışlarında bir daralma olması beklenmektedir.

2009 yılında sektörde belirli bir doygunluğa yol açan ve özellikle orta üstü gelir gurubuna yönelik geliştirilen projeler yerine; orta ve alt sınıfa yönelik projelere hız veren özel teşvik kampanyaları düzenleyen şirketler, sektörün durgunluk zamanlarında güven tazeleyerek, satış grafiğini sistemli bir şekilde devam ettireceklerdir.

Müşterilerimizin değişen satın alma kriterlerini analiz etmek ve buna uygun koşullar geliştirmeliyiz. Süreci, kalite ve güven algımızı daha da pekiştirecek projeler ve kampanyalarla fırsat dönemi olarak görmekteyiz. Kamuya düşen ise sağlanacak desteği en efektif şekilde yönlendirmektir. Konut piyasasına verilecek destekler ise genel memleket ekonomisine en fazla olumlu etki yapacak destekler olacaktır."




E-mail:
Şifre:
Şifremi unuttum.
Kayıt ol